Profesyonel tıbbi satış temsilcilerini, diğerlerinden ayıran
temel özellikler nelerdir ? Bu konunun bilimsel bir yöntemle
incelenmesi, tıbbi satış temsilcilerinin daha iyi
yetiştirilmesine ve halen çalışmakta olanların başarılarının
artmasına katkıda bulunacaktır.
Tıbbi satış temsilciliğinde profesyonellik nedir?
Hemen herkesin üzerinde anlaştığı nokta iyi ilaç tanıtımı ve
hedeflenen satışın gerçekleştirilmesi olmaktadır. Bunun yolunun
ise olumlu insan ilişkilerinden geçtiği bilinmektedir. Bu
nedenle "Profesyonel tıbbi satış temsilciliği" denildiğinde
insanlar arası ilişkilerde profesyonellik anlaşılmalıdır. Tıbbi
satış temsilcilerinin ilişki kurduğu meslek grupları; bölge
müdürleri, doktorlar ve diğer sağlık personeli, eczacı ve eczacı
kalfalarıdır. O halde profesyonel tıbbi satış temsilcisi
denildiğinde; yukarda sayılan meslek grupları ile profesyonel
düzeyde ilişki kurabilen tıbbi satış temsilcileri akla
gelmelidir.
Meslek standartları komisyonu tıbbi satış temsilciliğini
şöyle tanımlamaktadır: Tıbbi satış temsilcisi , kendi başına ve
belirli bir süre içerisinde, ilaç tanıtımı ve satışını
gerçekleştirmek amacıyla doktor ziyareti, eczane ziyareti, grup
aktivitesi, ilaç alım ihalelerinin takibini yapma ve diğer firma
faaliyetlerini takip etme bilgi ve becerisine sahip nitelikli
kişidir.
Profesyonel tıbbi satış temsilcisinde hangi nitelikler
bulunmalıdır ?
Mesleğin adından da anlaşılacağı gibi en temel nitelik satış
yapma becerisidir. Satış becerisinin bazı ortak kuralları
bulunmakla birlikte dünyanın çeşitli bölgelerinde ve ülkelerinde
yaşayan insanların kültürlerine ve satın alma alışkanlıklarına
göre farklılıklar gösterdiği bilinen bir gerçektir. Olaya bu
açıdan bakıldığında tıbbi satış temsilcilerine, Türkiye'de
yaşayan insanların; hastalık, tedavi, doktorluk, eczacılık, ilaç
satma ve ilaç alma kültürüne uygun bilgi ve becerilerinin
öğretilmesi gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Amerika ve Avrupa ülkelerindeki; hasta-doktor-eczacı ve tıbbi
satış temsilcisi ilişkilerine göre hazırlanan ve tercüme
edilerek Türkiye'de kullanılmaya çalışılan kaynakların ve eğitim
programlarının Türkiye'nin koşullarına uymadığını en iyi sahada
çalışan tıbbi satış temsilcileri bilmektedirler. Çünkü
Türkiye'deki hasta-doktor-eczacı ve tıbbi satış temsilcisi
ilişkileri diğer ülkelere göre çok büyük farklılıklar
göstermektedir.
Tarih boyunca; insanları kafalarının şekline, zayıf veya
şişman olmalarına ve bazı kişilik özelliklerine göre gruplara
ayırma ve her grup için ortak davranış kalıpları tanımlama
girişimleri olmuştur. Belki de bundan dolayı, "sosyal stillere
göre satış", "müşteri tipleri", "müşteri tiplerine göre satış",
"müşteri renklerine göre satış" gibi değişik isimler altında
insanları kişilik özelliklerine göre gruplara ayıran ve her
gruba nasıl davranılması gerektiğini öğütleyen yaklaşımlar
bulunmaktadır. İnsanları bazı özelliklerine göre gruplara
ayırmaya psikoloji literatüründe "treyt kuramları" adı
verilmektedir. Günümüzde bizzat psikoloji bilimiyle uğraşanlar
treyt kuramlarına şüpheyle yaklaşmaktadırlar.
İnsanları kişiliklerine göre guruplara ayırarak her gruba
yönelik sihirli satış formülleri vermek çok cazip görünmesine
rağmen geçerliliği tartışmalıdır. Eğer iş bu kadar basit olsaydı
müşteri davranışlarına yönelik hiç bir araştırmaya gerek
kalmazdı. İnsan davranışlarını saptamak bu kadar basit olmadığı
için büyük şirketlerin hemen hepsi pazarlama ve müşteri
araştırmalarına her yıl büyük miktarlarda paralar ayırmaktadır.
Pazarlama ve reklam araştırmaları, müşteri davranışlarını
saptamaya yönelik araştırmalardır ve bu sektörün dünya
pazarındaki payı milyar dolarla ifade edilmektedir.
Tüm bu nedenlerden dolayı; teorik açıdan oldukça mantıklı
gibi görünmesine rağmen insanları bazı özelliklerine göre
gruplara ayırmanın pratik açıdan tıbbi satış temsilcilerinin
başarısına fazla bir katkısının olmadığını gözlemekteyiz. Konuya
ilişkin olarak yaptığımız bilimsel araştırma bu gözlemlerimizi
doğrulamaktadır. Yaptığımız bilimsel araştırmada tıbbi satış
temsilcilerinin ancak %10'u eğitimlerde kendisine öğretilenleri
pratik açıdan işe yarar bulmaktadır. Geriye kalanlardan %60'ı
ise öğretilenlerin, %30'undan daha azını kullanabildiklerini
belirtmişlerdir (Bakınız:Takip eden makalelere).
Bunun sebebi her toplumun ve meslek grubunun kendine özgü bir
kültürünün olması, diyalog kurma ve ilişkiyi sürdürme
anlayışlarının farklılıklar göstermesi ve zaman içerisinde
değişikliğe uğramasıdır. Türkiye'deki doktor, sağlık personeli,
eczacı, eczacı kalfaları, tıbbi satış temsilcileri ve bölge
müdürlerinin kültürlerinin, bir birlerinden beklentilerinin ve
nasıl bir diyalogdan hoşlandıklarının bilimsel olarak saptanması
ve tıbbi satış temsilcilerinin ona göre eğitilmesinin daha
yararlı olacağı açıktır.
Tıbbi satış temsilciliğinde, özellikle doktorlarla uzun
süreli ve olumlu diyalog kurma becerisine sahip olanların daha
başarılı olduklarını bu işin içinde bulunan herkes kabul
etmektedir.
Tıbbi satış temsilcilerinin başarısı, mesleki yönden kendi
kendisiyle kurduğu içsel iletişim yanında, üç meslek grubuyla
(doktor, eczacı, bölge müdürü) kurduğu iletişim ve ilişkilere
bağlıdır. Bu meslek gruplarından birisiyle yaşayacağı bir
iletişim sorunu tıbbi satış temsilcisinin başarısını
etkilemektedir. Örneğin kendi mesleğiyle ilgili iç iletişimi
(düşünce, duygu ve tutumları) olumsuz ise başarısız olma ve
istifa etme ihtimali yüksektir. Bölge müdürü ile yaşayacağı
sorunlar işten atılmasını kolaylaştıracaktır. Doktorlarla iyi
iletişim kuramadığında reçete desteği sağlayamayacak,
eczacılarla iyi ilişkiler kuramamış ise reçetesinin muadil
ürünle değiştirilmesi sorunuyla karşılaşacak, dolayısıyla da
başarısız olacaktır.
Bu nedenlerden dolayı başarılı olması istenen tıbbi satış
temsilcilerine bölge müdürü, doktor, eczacı ve kalfalarla olumlu
diyalog kurmanın incelikleri öğretilmelidir. Türkiye'deki
profesyonel tıbbi satış temsilcilerinin (Türkiye veya bölge
birincisi olanlarla, üst üste en az üç yıl satış kotalarını
yüzde onun üzerinde aşmış olanlar) bölge müdürleri, doktorlar,
eczacı ve eczacı kalfaları ile kurdukları ilişkiler ile onlar
kadar başarılı olamayan tıbbi satış temsilcilerinin kurdukları
ilişkiler karşılaştırılarak aralarındaki temel farklılıklar
incelenmiştir. Bu araştırmadan elde edilen pratik bilgiler "
BESAM Profesyonel Tıbbi Satış Temsilciliği" kitabında
toplanmıştır.